Şair, dansçı, şarkıcı, aktivist ve akademisyen Maya Angelou dünyaca ünlü bir yazar… En çok ‘benzersiz’ ve ‘öncü’ otobiyografik yazı stiliyle tanınıyor. Angelou, 4 Nisan 1928’de, St. Louis, Missouri, ABD’de doğdu. Yazarın oldukça travmatik ve çalkantılı bir yaşamı olmasına rağmen, hem Koç arketipine hem de doğum haritasının bütününe uygun olarak, zorluklardan/engellerden yılmayan, bir hayli ‘savaşçı’ ve bir o kadar da ‘dürüst’ bir duruşu var… Hazır Koç mevsiminden geçerken, ‘Koç burcu sembolizme’ uygun, alanında ‘öncü’ bir yazar ve sanatçı seçmek istedim; bu kısa analizde hem astrolojik sembolizmi (Haritadaki en göze çarpan unsurları– Dört Köşe Noktalarını/Fokal gezegenleri vs.), hem Sabian Sembollerini hem de bazı sabit yıldızları kullanacağım… Angelou, erken yaşları oldukça zorlu geçmiş; bu yıllar krizlerle ve hayal kırıklıklarıyla dolu… Neptün-Yükselen kavuşumu bu ‘hayal kırıklığı’ temasını veriyor; kişinin ailesini/köklerini gösteren 4.evi Akrep kesiyor; geleneksel yönetici olan Kova’daki Mars ise, Yükselen/Neptün kavuşumu ile karşıtlık halinde (çatışma/düşmanlık açısı); diğer yönetici Yengeç’teki Pluto’ya ise, Güneş (Koç’taki Güneş, ASC yöneticisi olarak ‘kişiyi’ gösteren gezegen) – Ay karşıtlığı kare açı yapıyor. Diğer bir deyişle, Yengeç’teki Pluto ‘fokal’ bir gezegen olarak, temsil ettiği evin (4.evin) temalarında kişinin yaşamında krizlerin, acımasızlığın, kaybın ve tacizin olabileceğine işaret ediyor. (Angelou’nun anne ve babası boşanmakla kalmıyor; çocuk yaşta annesinden ayrıldıktan sonra, kendisinin ‘vekaletini’ alan babaannesi ile bir süreliğine yaşıyor ve sonrasında 7 yaşında annesiyle yeniden yaşamaya başladıktan sonra, onun erkek arkadaşının tacizine uğruyor). Bu göstergelerin yanı sıra, 4. evdeki (aile evi) Satürn–Güney Ay düğümü kavuşumunu da (‘uğursuz’ kabul edilirler) düşünmek gerekir. Ayrıca, 4. evdeki Güney Ay düğümü-Antares kavuşumu, Angelo’nun yaşamın ilk dönemlerindeki, kısıtlayıcı, baskılayıcı, yıkıcı ve ‘düşmanca’ bir ortamı gösterir nitelikte. Diğer bir dikkat çekici unsur ise, ‘fokal gezegen’ olan ‘Pluto’nun’ sabit yıldız Sirius ile kavuşumu. Her ne kadar Angelou, birçok engelle karşılaşmış olsa da, yaşamının ileri ki dönemlerinde hedeflerine ulaşmak için gereken tutkuya/güce sahip olmuş ve ona itibar/ün kazandıran, destekleyen insanlarla karşılaşmış…
Angelou’nun annesinin erkek arkadaşı ile olan ‘travmatik’ deneyimi, adamın hapse atılmasıyla ve sonrasında ölümüyle sonuçlanıyor. Bunun ardından, Angelou yaklaşık 6 yıl boyunca konuşamaz ve neredeyse ‘dilsiz’ kalır. Burada, iletişimin gezegeni Merkür’ün 8. evde (ölüm – ‘yer altı’ evinde), hem ‘düşük’ hem de ‘zararlı’ konumda olduğu Balık’ta olduğunu görüyoruz; ayrıca yukarıda ‘uğursuz’ olarak bahsettiğim Satürn-Ay düğümü kavuşumu (4.evde) ile de kare açı (gerilimli açı) yapıyor. Angelou’nun çözümü, burada konuşamasa da, günlük tutmak, şiirler/denemeler yazmak, bol bol Shakespeare ve Poe şiirleri ezberlemek şeklinde oluyor. (İletişimin gezegeni Merkür, kişinin yaşamında ‘maddi’ güvenlik/kazanç sağlayacağı kaynakları gösteren 2. evin yöneticisi ve Balık’taki Venüs ile kavuşumda). Geleceğin ‘ilham verici’ ve ‘vizyon sahibi’ (Balık’taki Merkür-Venüs kavuşumu) yazarı olarak Angelou, vazgeçmek yerine ailesiyle ilgili deneyimlerini ve hislerini ‘cesaretle’ (Koç) yazmaya devam ediyor… (Angelou’nun Kuzey Ay düğümü ‘kariyer’ evini gösteren 10.evde/İkizler’de; toplum önünde bir yazar, konuşmacı ve başkalarına ilham veren bir ‘öğretmen’ olarak görüneceğinin göstergesi). Angelou, 2. Dünya savaşı patlak verdiğinde, dans ve drama dersleri almak için Kaliforniya İşçi Okulu’na ve sonrasında ise ‘Kadın Kolordusuna’ başvurur. Fakat ‘İşçi Okulu’ bağlantısından (komünist olduğu düşünülür) ve ‘siyahi’ olmasından dolayı bu başvurusu reddedilir ve birçok anlamda ‘ayrımcılığa’ maruz kalır. 15 yaşından 19 yaşına kadar ‘tramvay şefi’ olmak için başvuruda bulunur. (Ulaşım evini temsil eden 3. evin/kişinin kariyer evinin (10.ev) yöneticisi olan ‘Venüs’, geniş bir orbla da olsa Merkür ile kavuşumda ve yasakların/sansürün gezegeni olan Satürn ile kare açısı var). Fakat Angelou, bu mücadelesinden vazgeçmedi ve 19 yaşında ‘ilk’ tramvay şefi olan Afro-Amerikalı oldu… (Koç arketipi).
Angelou, 1950’lerde, ABD, Avrupa ve Kuzey Afrika’da şarkıcı olarak birçok albüm sattı fakat ‘ayrımcılığa’ uğradığı o sistemde sadece bir sanatçı olmak ona yetmedi… Angelou’nun Koç’taki Güneş-Jüpiter-Uranüs ‘kümeleşmesinin’ düzenleyicisi MARS, eşitlikçi, hümanist/toplumsal konularla ilgili Kova’da; ayrıca Koç’taki bu kümeleşme, ‘adil/eşitlikçi’ Terazi’deki Ay ile karşıtlık halinde. Angelou, 1950’lerde ‘siyahi’ yazarların yayınlanmasını desteklemek için ‘Harlem Yazarlar Birliği’ni’ kurdu ve Sivil Haklar Hareketi’nde aktif bir rol aldı. 1969’da erken yaşamının biyografisi olan, ‘Know Why the Caged Bird Sings’ (Kafesteki Kuşun Neden Öttüğünü Biliyorum) adlı kitabı yayınlandı; bu kitap çocukluk travması ve ırkçılığın ortasında bile ‘nasıl güçlü’ olunacağına dair müthiş bir etki yarattı. (Angelou’nun Yükselen’i ‘öz güvenli’ Aslan’da – Yükselen yöneticisi Güneş ise yine ‘yüceldiği ve güçlü’ konumda olduğu’ Koç burcunda; Jüpiter ile kavuşumuyla ise bu ‘isteklerinden emin/öz güvenli’ duruşunu daha da artıran bir nitelikte). Ayrıca Aslan’daki Yükselen’in üzerindeki Neptün, Angelou’nun yaşamındaki insanları etkileme, ‘büyüleme’ ve ‘basitçe’ yönlendirme/rehberlik etme gücüne sahip olduğunu gösteriyor… Angelou, yaşamı boyunca karşılaştığı kişileri, şefkat/merhamet dolu ve ‘meleksi’ (Yükselen-Neptün kavuşumu) bir enerjiyle karşılamasıyla biliniyor… Koç (Güneş -Ay kavuşumu) – Terazi (Ay) karşıtlığı, Angelou’nun hem kişisel ilişkilerine vurgu yapıyo, (Bu alanda birçok kriz/kayıp yaşamış birisi–Pluto’nun etkisini unutmayalım) hem de onu kişisel-sosyal ilişkileri yönetme/etkileme konusunda ‘usta’ birisi haline getiriyor… Angelou, yazar, oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak sahnede ve beyaz perdede çok çeşitli faaliyetler yürüttü. 1972’de, ‘Georgia’ yapımıyla senaryo oyununu filme çeviren ilk Afro-Amerikalı kadın oldu (Öncü Koç arketipi). Edebiyata olan katkılarından dolayı ulusal ve uluslararası birçok kuruluş tarafından takdir edildi…
Angelou’nun Güneş derecesinin (Güneş 9.evde ve Angelou’nun kendisi gösteren gezegen) Sabian Sembol cümlesi; “Gün batımında battaniye dokuyan bir Kızılderili.” şeklinde. Sembol, sabır, mücadele ve emek gerektiren işlerle ilgili. Ayrıca, bu semboldeki ‘Kızılderili’ çağrışımı, bir anlamda içinde bulunduğu sosyal/toplumsal çevreden ‘farklı’ olmayı, bu farklılığın getirdiği ‘eşitsizliği- adaletsizliği’ dengelemeyi gerektiren çabalara ve mücadelelere işaret ediyor… Angelou’nun , Afro-Amerikan ‘sözcülüğünün’ yanı sıra yüklendiği misyonu dünyaya yaymak ile ilgili de bir teması var. (Angelou’nun haritada kendisini gösteren gezegen ‘Güneş’ – Jüpiter ile Koç’ta kavuşumda ve farklı kültürlere açılmayı – kendi görüşlerini/prensiplerini ‘yaymayı’ gösteren 9. evde). Angelou’nun Yükselen derecesinin Sabian cümlesi ise, “Spiritüel ermeye odaklanmış bir adam vücudunu yok sayıyor” şeklinde. Sembol, gelecek için yaşamak, spiritüel gurular/öğretmenler, ruhani aydınlanma, vizyonerlik, azim, ruhsal güç ve heves ile ilgili. Bu sembole uygun olarak yazarın Yükselen’inde Neptün olduğunu da düşünürsek, birçok eleştirmen tarafından Angelou’nun tarzı, biyografileri, yazıları ve şiirleri ‘zamanın-mekanın ötesinde’ değerlendiriliyor…
Gözde Kara©
@astrolog_gozdekara
Kaynaklar:
*Astroloji Dersleri, Barış İlhan
*https://www.biography.com/authors-writers/maya-angelou
*https://www.constellationsofwords.com/list-of-stars/
*www.sabiansymbols.com