Bu haftaya, 20 Temmuz’da kesinleşecek Yengeç’teki Merkür ile Boğa’daki Uranüs arasındaki altmışlık açıyla başlıyoruz. Merkür’ün açıları bu hafta dikkat çekiyor, dolayısıyla zihinsel faaliyetler, iletişim kurma ihtiyacımız ve günlük trafik oldukça yoğun olabilir. Yaklaşık 3-4 gün etkili olacak Merkür-Uranüs altmışlığı, yeni/yaratıcı fikirlere, açık/dürüst iletişime, sürpriz haberlere, ihtiyacımız olan bir bilgiye ulaşmaya, ani kısa seyahatlere ve günlük yaşamın hızlı/etkin bir şekilde idare edilebilmesine işaret ediyor. Sonrasında, 22 Temmuz günü ise yine astrolojik açıdan bir hayli yoğun geçecek. Öncelikle Venüs ‘düşük’ konumda olduğu Başak burcuna geçiyor; bu konumdaki Venüs, sevgiyi doğal ve ‘iyi’ ifade ettiği bir yerde değil. Daha çok faydacı, işlevsel ve somut şeylere değer veriyor. İlgimizi ifade etme şeklimiz, pratik, yani davranışlar ve somut göstergeler yoluyla olacak. Parasal konularda ve ilişkilerde emeğe, çalışkanlığa, detaylara daha çok dikkat etme ve belki karşımızdakini daha fazla eleştirme eğiliminde olacağız. Venüs Başak burcuna geçtikten sonra, aynı gün Balık’ta geri hareketteki Jüpiter ile karşıtlık açısını da gerçekleştirecek. Bu açı tüm hafta boyunca etkili olacak. Başak-Balık aksı, hizmet- fedakarlık, yararlı olmak – yardım etmek, ayrıştırma –birlik duygusu gibi temaları gündeme getirebilir. Bu temalarda, özellikle sınırlarımızı ve ölçüyü bilmek konusunda problemler yaşayabiliriz. Bu açı, bir yandan bizde bir seçeneklerin fazlalığı veya bolluk duygusu yaratırken, diğer yandan kararsızlık, akıntıyla sürüklenmek, tembellik, yapabileceğinden fazlasını vaat etmek, sözleri tutamamak, aşırı harcama/yeme/içme, her şeye ‘evet’ demek, etik kuralları/prensipleri hiçe sayacak şekilde davranmak ve zaman/para/enerji israfı gibi konulara da işaret ediyor. Ayrıca 22 Temmuz’da Güneş Aslan burcuna geçiyor. Güneş kendi yöneticiliğinde var gücüyle parlayacak; Mars’ın da 29 Temmuz’a kadar Aslan’da olduğunu düşünürsek, kendimizi içten ve samimi bir şekilde ifade etmek ve cömertlik gibi temalar önem kazanacak. Özgüvenimiz ve canlılığımız artıyor; hem başkalarını yüreklendirmek hem de kendi kalbimizin isteklerinin peşinden daha fazla gitmek isteyebiliriz. 23 Ağustos’a kadar sürecek bu transit boyunca en büyük riskler, gurur, kendini beğenmişlik ve çocuksu tepkiler. 28 Temmuz’a kadar Merkür Yengeç’te; yoğun bir cesaret ve özgüven duygusuyla ilerlemek isteyebiliriz fakat Yengeç-Aslan burçları vurgusu, bir çocuğun sübjektifliği ve naifliğinde hareket edebileceğimiz konusunda bizi uyarıyor. Alınganlık, hassasiyet ve gurur – Venüs’ün düşük konumu ve Jüpiter ile olan gerilimli açısını da hesaba katarsak – özellikle ilişkilerimize zarar verebilir.
24 Temmuz’da Kova’da bir Dolunay var. Dolunay, Satürn’ün (Kova’da) yöneticiliğinde ve dekanında. Kova’da gerileyen Satürn, Boğa’daki Uranüs ile karesini sürdürüyor. Dolunay haritasında dar orbla bir açı yok; fakat özellikle İkizler- Yay aksındaki ay düğümleri ile bir ‘Mistik Dörtgen’ oluşturduğunu görüyoruz. Dolunay’ın Satürn’e özgü doğası, yaklaşık iki haftadır olgunlaşan planları/düşünceleri uygulamaya koymak, düzenlemek ya da tamamlamak durumunda kalacağımızı gösteriyor. Özellikle profesyonel konular, yaşamdaki otorite figürleri (baba, idareciler vb.) ve genel anlamda yaşam ‘zorunlulukları’ ile ilgilenebiliriz. Ay düğümlerinin içinde olduğu ‘Mistik Dörtgen’, bazı konuların açığa çıkmasına ve artık zamanı gelmiş potansiyellerin/düşüncelerin uygulamaya konmasına işaret edebilir. Kova’daki Ay, Aquila (Kartal) takımyıldızındaki Altair sabit yıldızıyla kavuşumda. Bu yıldız, özellikle iş konularında ve çocuklarla olan zorluklara, arkadaşlarla çatışmalara, düşmanlığa, hayal kırıklığına ve para kaybına işaret ediyor. Dolunay ile aynı gün (24 Temmuz’da) Yengeç’teki Merkür ile Balık’ta gerileyen Neptün arasındaki üçgen açı da kesinleşiyor. Merkür bu açıdan sonra 25 Temmuz’da Oğlak’taki Pluto ile karşıt açısını tamamlayıp 28 Temmuz’da Aslan burcuna geçecek. Merkür-Neptün üçgeni, Dolunay civarı artan önseziye ve iç görüye işaret ediyor. Problemleri çözmekteki en büyük kaynağımız, ‘kelimeleri’ kullanma şeklimiz, yani iletişimin gücü. Bu dönem özellikle iyileştiren konuşmalar yapmak, bir konunun iç yüzünü kavramak veya ‘büyük resmi’ görmek için uygun. Hemen ardından gelen Merkür-Pluto karşıtlığı, zihinsel yoğunluğun ve konsantrasyonun artacağını gösteriyor. Özellikle bu hafta, ne düşündüğümüz, bu düşünceleri ‘nasıl’ aktardığımız’, konuşmalarımız, mesajlarımız ve aldığımız her tür haber/bilgi bizim için önemli olacak gibi görünüyor. Bu açı, iletişimde yıkıcılığa, obsesyona, manipülasyona, sözel tehdide/tacize, bilginin güç olarak kullanılmasına, sırların açığa çıkmasına ve zararlı bir iletişim tarzına işaret eder; diğer yandan bu alanlarda yarattığı krizlerle aklımızdaki saplantılı bir düşünceyi veya sıkıca tutunduğumuz bir inanışı alt üst ederek, ıslah eder ve iyileştirir. Bir konuya verdiğimiz değerin bitmesiyle, zihnimiz boşalır ve yenilenir…
Gözde Kara Instagram.com/gozdekara_astrolog