
Wolfang Amadeus Mozart, tarihte bugün 27 Ocak 1756’da Salzburg, Avusturya’da doğmuş. Kova burcunun ve onun yöneticilerinin (Satürn/Uranüs) etkilerini oldukça yoğun olarak yaşadığımız bu dönemde, müzik tarihinde ‘harika’/‘dahi’ çocuk olarak adlandırılan Mozart’ın hayatına astrolojik açıdan kısaca bir bakalım. Mozart’ın doğum haritasında Güneş-Merkür-Satürn (bu üç gezegen kavuşumda) ve Venüs Kova’da. Venüs dışında, diğer üç gezegen yaratıcılığı/eğlenceyi/kendini sahnelemeyi simgeleyen 5. evde. Kova vurgusunun yanı sıra, ilhamı bol ve vizyoner Balık’ta Uranüs’ün olduğunu görüyoruz. Alçalan’daki Uranüs hem Kova’daki bu stelyumun modern yöneticisi hem de Yükselen’deki (ASC-Başak) Kuzey ay düğümüne karşıt – Alçalan’daki (DSC -Balık) Güney ay düğümüyle kavuşum yapıyor. Mozart’ı temsil eden gezegen (Yükselen yöneticisi) Merkür Kova’da; kümeleşmenin geleneksel yöneticisi Satürn Kova’da ve haritada ‘dünya açılan kapıları’, yani maddesel dünyada kişinin potansiyellerini/özelliklerini nasıl deneyimlediğini gösteren iki kapı (Yükselen-Alçalan Aksı) Ay düğümlerine temas eden Uranüs’ün etkisi altında… Tabi ki bir haritada sadece bu yazılanlar Mozart’ın tüm yaşamının bir analizi olamaz; diğer faktörlere de bakmak gerekir. Fakat Mozart’ın yaşamının örgüsüne, yaşama/insanlara/müziğe yaklaşımına ve eserlerine kısaca baktığımızda bile, Kova burcu ve Uranüs temasını açıkça görürüz…
- Mozart’ın müzikal dehası erken yaşta babası Leopold tarafından keşfedilir. Birçok besteyi daha dört yaşında öğrenen Mozart, 5 yaşında ilk bestesini yapar. Mozart erken yaşlardan itibaren kendi dehasının farkındadır ve ilk öğretmeni olan babasıyla birlikte asillerin önünde sahneye çıkmaya başlar. Baskıcı ve otoriter baba, yaşamının çoğunda, elini Mozart’ın üstünden çekmez; oğlunu aileyi kurtaracak bir hazine gibi görür. (Mozart’ı temsil eden Merkür Kova’da/ sahneyi temsil eden 5. Evde duruyor – bir otorite figürünü/ebeveyni temsil eden Satürn ile kavuşumda)
- Küçük yaşta yetişkin dünyasına giren Mozart, babasının/ailesinin beklentilerini karşılamak üzere büyük bir sorumluluğun altına da girer. Kendi yaşıtlarıyla arkadaşlık yapamaz (Kova’daki Satürn’ün çocuk evindeki – 5. Ev- Merkür’e ve Güneş’e etkisi ) fakat bunun acısı sonrasında yaşamdaki tüm otorite figürlerine (ailevi/dini/geleneksel vb.) isyan etmesiyle ve onlardan özgürleşmesiyle sonuçlanır. ( Kova burcu – Uranüs etkisi – Mozart’ın Ay’ı da özgürlükçü Yay’da)
- Mozart’ın yaşadığı çağda birçok bilimsel gelişme ve buluş gerçekleşmiştir. Mozart da bu bilimsel deneylerden nasibini alır. Birçok bilim adamı ve müzikal otorite tarafından incelenir ve teste tabi tutulur. ( Bilimsel deneyler/çalışmalar – Kova’da Merkür-Satürn kavuşumu)
- Mozart, müzik tarihinde ‘serbest çalışan’ ilk sanatçıdır. 18. yüzyılda müzisyenler ikinci sınıf vatandaş muamelesi görürdü. Asillerin altında çalışanlar olarak, hizmetçi gibi davranmaları beklenirdi. Mozart, 25 yaşına geldiğinde hayatının dönüm noktasını yaşar ve yüzyıllarca süregelen bu patronluk geleneğini bozar. (Uranüs) Mozart, işvereni başpiskopos Collerado’ya başkaldırır ve bunun sonucunda hem dine/dini otoritelere olan inancını kaybeder ve hem de tüm ilişkilerini koparır.(Uranüs+ Yay’da Ay-Pluto kavuşumu) Bunun üzerine başpiskopos, Mozart’a onun yaşamını oldukça zorlaştıran kısıtlamalar (Satürn) getirir.
- Bu başkaldırıların ve ardından gelen sansürlerin sonucunda, Mozart Salzburg’da iş bulmakta zorlanır; babasının iş bulması yönündeki baskıları da artar. Özgürlük/bireylik (Kova) için içinde büyük bir baskı hisseden Mozart, babasıyla da arasını bozar. Bu otorite karşıtı duruşu, onu 18. yüzyılda, destek almak için asillerin kölesi olması gereken birçok sanatçıdan farklı kılar ve toplumdışı edilmesine neden olur (Kova’nın farklılığı/orijinalliği/sürgün olması) İlginçtir ki, Mozart’ın bu deneyimleri yaşadığı dönem, Uranüs’ün keşfedildiği döneme denk gelir. (1781)
- Mozart babası Leopold ve başpiskopostan ayrıldıktan sonra, hızla başyapıtlarını sergilemeye başlar. Viyana’da büyük başarı yakalar. İki büyük opera eseri olan Figaro’nun Düğünü ve Don Giovanni’yi bu dönemde besteler. Mozart’ın 5. ev vurgusunu aynı zamanda, onun dönemin en dramatik müzikal dalına, yani operaya olan tutkusunda ve o alandaki dehasında görürüz. Bu iki büyük opera eserinde, sosyopat aristokratların alt sınıfı sömürüsü konu alınır. (Kova/Uranüs: eşitlik/kardeşlik teması / Yay: sınıf ayrımcılığına karşı hoşgörü) Onun operaları, ahlaki değerler içeren ve insancıl mesajlarla doludur.
- Mozart kendisini tanıyanların değerlendirmelerine göre, Uranüs’e özgü bir kişiliğe sahip (sosyal/hiperaktif/sıradışı/tuhaf); diğer yandan upuzun bir besteyi, tek oturuşta bir daha üzerinden geçilmesine gerek olmayacak derecede dikkatli, kusursuz ve muazzam bir düzenle (Yükselen Başak) yazabilirmiş.
- Mozart’ın kişisel yolculuğunu, genel anlamda Kova’ya/Uranüs’e özgü bir şekilde yapmış. Her ne kadar işe yüksek aristokratların arasında başlasa da, asıl başarısını/yetkinliğini, onlardan özgürleşip bireyleştiğinde kazanmış. Genel anlamda yaşamında otoriteyle (Satürn vurgusu) yaşadığı problemler, onu sonunda kendi yaşamında/sanatında büyük bir otorite olmaya götürmüş. Mozart’ın doğumundan 25 sene sonra Uranüs keşfedildi; aslında Mozart’ı yaşadığı Aydınlanma çağının prensiplerini (Akılcı/ Bilimsel/Din karşıtı) kendi yaşamı boyunca sergileyen büyük bir deha olarak düşünebiliriz…
Gözde Kara